Çocuklar ve öğretmenler korku ve panik yaşadı, okulda eğitim öğretim yapılamaz hale geldi. Saldırgan şahsın çok sayıda suç kaydının bulunduğu iddia edilmiştir.
İddiaya göre velinin talebi çocuğunun sınıfının değiştirilmesiydi. Oysa sınıf değiştirme ne öğretmenin ne de okul idaresinin keyfi kararıyla gerçekleşir; mevzuatın belirlediği kurallar çerçevesinde yürütülür. Buna rağmen öğretmenlerimiz, hem cehaletle mücadele etmek hem de fiziki saldırıya uğramaktadır. kamuoyu bu görüntülerden bıkmıştır ve gereken caydırıcı tedbirlerin alınmasını istemektedir.
Burada yapılması gerekenler nettir:
1- Saldırgan şahıs hakkında; tehdit, hakaret, kamu malına zarar verme, silahlı kasten yaralamaya teşebbüs(kalem fırlattığı görüntülerde görülmekte ve öğrencilerin teyit ettiği duyulmaktadır) ve görevi yaptırmama suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunulmalıdır.
2- Kamuoyuna örnek olacak caydırıcı bir ceza verilmelidir.
3- Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davaya müdahil olmalı, gerekirse saldırgan şahsın çocuğu için de koruma tedbiri uygulanmalıdır.
Öğretmenlerimiz, çocuklarımızın geleceğini inşa eden en önemli değerlerimizdir. Onlara yönelik her saldırı, aslında eğitim hakkına ve toplumun yarınlarına yapılmış bir saldırıdır. Bu nedenle öğretmenlerimizin yanında durmak, sadece bir meslek grubunu savunmak değil; çocuklarımızın güvenliğini ve ülkemizin geleceğini korumaktır.
Bugün Samsun’da yaşanan bu olay, yarın başka bir şehirde tekrar etmemelidir. Bunun için caydırıcı adımlar atılmalı, öğretmenlerimizin itibarı ve güvenliği devletin en güçlü şekilde koruması altına alınmalıdır. Çünkü öğretmen yalnız bırakılırsa, eğitim de yalnız bırakılır.