MEB Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik’te yapılan değişiklikle, özellikle ilçe millî eğitim müdürü kadrolarına yapılacak atamalarda sınav kazanma şartı açıkça getirildi. Artık, sınavsız şekilde şube müdürü veya okul yöneticisi yapılan bir personel, ne kadar tecrübeli olursa olsun, bu koltuğa aday olamayacak.
Ne Değişti?
Yeni düzenlemeyle, ilçe millî eğitim müdürü olabilmek için;
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesindeki hizmet ve derece şartlarına sahip olmak,
- Yazılı veya yazılı-sözlü sınavı kazanarak atanmış olmak,
- En az 4 yıl okul müdürlüğü, en az 2 yıl şube müdürlüğü veya her ikisinde toplam 4 yıl asaleten görev yapmış olmak,
- Ve öğretmenlikte adaylığın kaldırılmış olması şartları aranacak.
Bu kapsamda, geçmişte torpille, idari takdirle ya da vekâleten yapılan ve yıllar boyunca taşınan unvanlarla yöneticilik makamlarına geçişin önü kapatıldı.
İl Müdür Yardımcılığına da Kriter Geldi
Benzer şekilde, il millî eğitim müdür yardımcılığı görevine atanacaklar için de en az 4 yıl okul müdürlüğü veya 2 yıl şube müdürlüğü deneyimi aranacak. Ancak dikkat çeken fark şu: İl müdür yardımcılığı için sınav kazanma şartı öngörülmedi. Bu, bazı çevrelerde farklı tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Yöneticilik Bir Kariyer Yoludur, Arka Kapı Değil
Bu değişiklik, yönetici koltuklarının kariyer basamakları üzerinden yürüyen liyakatli personellere açılması açısından oldukça önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü geçmişte “tanıdıkla, ricayla, vekâleten” elde edilen unvanlar; zamanla asalete çevrilmiş, ardından daha üst kadrolar için referans haline gelmişti. Bu düzen, yıllardır özveriyle görev yapan ama “sınavsız gelenin gölgesinde kalan” öğretmen ve yöneticiler için bir adalet iadesi niteliği taşıyor.
2014’te Başlayan Adaletsizlik Sona Ermeli
Hatırlanacağı üzere, 2014 yılında hiçbir objektif kritere dayanmadan, şartsız ve kuralsız şekilde on binlerce kişi okul idarecisi olarak atanmış; bu atamalar kamuoyunda “gecekondu” olarak anılmıştı. Aynı yıl içinde yine benzer bir yöntemle, on binlerce okul idarecisi bir gecede görevden alınmış ve yerlerine liyakat gözetilmeden atamalar yapılmıştı. Bu uygulamalar, sadece kurum kültürünü değil, aynı zamanda eğitimin niteliğini, mesleki uyumu ve çalışma barışını da derinden zedelemiştir. Eğitimde başarı isteniyorsa, adalet ve liyakat gerçekten tesis edilmek isteniyorsa; geçmişte sınavsız ve usulsüz şekilde atanan bu kişilerin görevlerine son verilmesi artık kaçınılmazdır.
Artık Sınav Kazanmadan Müdürlükten Müdürlüğe Geçilmeyecek
Bugüne dek sınavsız şube müdürü olup ardından ilçe müdürlüğüne terfi eden örnekler artık tarihe karışıyor. Yeni düzenlemeyle verilen mesaj net: “Yöneticilik bir ödül değil, kazanılan bir haktır.”
Bu karar sadece bir yönetmelik değişikliği değil; kamu yönetiminde şeffaflık, eşitlik ve liyakat ilkesinin kurumsallaşması yolunda atılmış ciddi bir adımdır.