|
Tweet |
MEB "Öğretmen Adaylarına Pedagojik Formasyon Hakkı" diye bir duyuru yayınladı. Duyuru için TIKLAYINIZ.
Milli Eğitim Bakanlığının en temel Kanunu olan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesinde Öğretmenlik "Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir" şeklinde tanımlanmıştır.
Peki, öğretmen olabilmek için ne yapmak gerekir? Eğitim fakültesi mezunlarının diplomalarında şu ifadeler bulunur. Aldığı akademik unvan"Fizik Öğretmeni, Kimya Öğretmeni, Türkçe Öğretmeni..." kısacası diplomalarında ÖĞRETMEN UNVANI bulunur. Yani öğretmen olmak için Eğitim Fakültesi mezunu olmak şarttır, gereklidir, mecburidir. Nasıl ki mühendis olmak için Mühendislik Fakültesi, tıp doktoru olmak için Tıp Fakültesi, Avukat olmak için Hukuk Fakültesi mezunu olmak gerekiyorsa...
Pedagojik formasyonu ise Eğitim Fakültesi öğrencileri öğrenimleri sürecince alırlar. Tabi ki üniversitelere para kazandırmak için, öğretim görevlilerine ek gelir kapısı açmak için para karşılığı dağıtmıyorsanız... İsterseniz; bedava olacak, bedavaya üniversiteler bu kursları(!) açacak deyin bakalım kaç üniversite açacak görelim. Hodri meydan.
Kısaca öğretmen Eğitim Fakültesi mezunu olan gençlerimizdir. Akademik tanım da hukuksal tanımda budur.
Öğretmen adayları ise Eğitim Fakültelerinde okuyup mezun olmak için uğraş veren, çaba sarf eden gençlerdir. Bu gençler öğretmen adayıdır ve pedagojik Formasyon Hakkı tanınmasına da gerek yoktur çünkü bu gençler liseden sonra biz öğretmen olmak istiyoruz bu yüzden de Eğitim Fakültesi kazanmalıyız diyerek kazanan gençlerdir ve pedagojik formasyon hakkına da ihtiyaçları yoktur çünkü Eğitim Fakültelerinde okumaktadırlar ve okurken pedagojik formasyonu almaktadırlar.
MEB yaptığı duyurusunda bulunan öğretmen adayları kelimesini düzeltmelidir. Eğer hala formasyon hakkı denen garabeti kullanmak istiyorsa da; parayı veren düdüğü çalar, parayı bas formasyonu al kelimelerini kullanmalıdır.
Onbinlerce Eğitim Fakültesi mezunu, bu ülkenin başarılı gençleri atanmayı beklerken böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değildir. Ondan sonra kimse "öğretmenlik mesleğinin itibarı yok" dememelidir, diyemez de.
Eğer bu işler böyle kolay, eğitime, hukuka aykırı olabiliyorsa tıp doktoru olmak için bir sınav yapın 6 ay kursa giden lisans mezunları sınava girsin başarılı olurlarsa tıp doktoru olarak atanırlar. Hatta Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Anatomi dersi de alıyoruz hem de tıpçılardan daha ayrıntılı görüyoruz söylemlerine binaen bu öğretmenlerimize kursa bile alınmadan sınavda başarılı olmak kaydıyla binlerce açığımız olan pratisyen hekim olarak atanma hakkı verilmelidir. Başarısız olurlarsa zaten atanamazlar. Ya da Hakimlik, Savcılık sınavlarına tüm lisans mezunlarını sokun başarılı olan Hakim, Savcı olur başarısız olan da atanamaz. Ne kadar saçma geliyor değil mi? İşte öğretmen olarak Eğitim Fakültesi mezunu olmayanların atanması da o kadar saçmadır, garabettir. Bu mantık ülkedeki üniversite eğtimini bitirir.
Ne diyelim? Ne diyelim biliyor musunuz... Haksızlık hak olduysa eğer vah halimize! Haydi kalın sağlıcakla....
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
