Davacı hakkında tesis edilen işlemin, Adli Sicil Kanunu'nun 10/3. maddesi gereğince davalı idareye verilmemesi ve idarece kullanılmaması gereken bir bilgiye, yani 18 yaşından küçükken (17 yaşında iken) işlediği suçlar nedeniyle hakkında verilen karara dayandığı ve 18 yaşından küçükken işlenen bir suçtan dolayı sürekli olarak bir kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılamaz.
Danıştay ise konuya daha ayrıntılı açıklama getirdi
5352 sayılı Kanun'un 10. maddesinde on sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceği düzenlenmiş olup, bu madde de sayılanlar dışındakilerin bu bilgilere ulaşması hukuken mümkün değildir. Öte yandan anılan madde, sadece adli sicil ve arşiv kayıtları ile ilgili bir sınırlamayı içerse de, on sekiz yaşından küçüklerle ilgili yapılan soruşturma ve kovuşturma kayıtlarının da evleviyetle bu kapsamda olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, davacının suça sürüklenen çocuk sıfatıyla yargılandığı davaya ilişkin yargılama kayıtlarına, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapanların ulaşması ve bu kayıtların kullanılmasının 5352 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ve Anayasa'nın 20. maddesinde yer alan özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği açıktır.