|
Tweet | Tarih: 16-04-2025 09:16 |
Zamanda bir yolculuğa çıkıp bugünden geriye gidildiğinde, tarihin tekerrür etmesiyle karşılaşırsınız. 1900’ler, 1800’ler, 1700’ler… İstediğiniz kadar gidin, her yüzyılda yüzlerce kişinin enkaz altında kaldığı yıkıcı depremlerin yaşadığımız topraklardaki etkisini görebilirsiniz. Yer bilimciler, Türkiye’nin üzerine kurulu olduğu ve levha sınırları, yani faylarla çevrili olduğu kara parçasında, 8’den büyük bir deprem olmayacağını pek çok kere söylemişti. Ne olursa olsun, yıkılmayacak yapılar inşa etmek, depremin büyüklüğü 8’den büyük ya da küçük olsa da yaşanacak acıların önüne geçebilir. Konu depreme dirençli yapılar inşa etmeye gelince ise pek çok yapı malzemesinin sürdürülebilir ve sağlıklı bir inşaatın hammaddesi olup olmadığı tartışılıyor. Taş, toprak, ahşap gibi malzemelerle inşa edilen yapılar ne kadar güçlü? Sağlamlığın sırrı ‘hiç’ çimento kullanmamakta olabilir mi? Üstelik neredeyse ‘bedava’ yapılan yapılar ‘rammed earth’ sistemiyle inşa edilebiliyor olabilir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Türer, 7 bin yıldır kullanılan ve yapılan testlerde 8 büyüklüğündeki depreme dayandığı ortaya koyulan yüzde 100 doğal duvarı Milliyet.com.tr’ye anlattı.
Betonarme yapılar yanlış tekniklerle inşa edildiğinde her depremde yerle bir oluyor. Binlerce insanın ölüm sebebi bu yapıların enkazında kayıtlara ‘deprem’ diye geçiyor. Doğru teknikler kullanıldığında ve mühendislik hizmeti göz ardı edilmediğinde ise betonarme son derece sağlam olabiliyor. Ancak yine de doğal olmayan malzemeler ve karbon salınımı enkaz oluşturmasa da gelecek günlerimizden ‘çalıyor.’ Prof. Dr. Ahmet Türer, bir öğrencisiyle hayata geçirdiği projede 8 büyüklüğündeki depreme dayanabilen, üstelik karbon salınımını en aza indiren malzemelerle bir duvar inşa etmeyi başardı. Peki, yaklaşık 7 yıl önce hayata geçirilen ve başarılı şekilde uygulanması halinde hayatı ve geleceği kurtaracak projedeki duvar hangi malzemelerle yapıldı?