|
Tweet | Tarih: 16-04-2026 11:26 |
İddialara göre okul müdürü, olaydan bir gün önce savcıya haber vermiş; ancak hiçbir işlem yapılmamış. Eğer bu doğruysa, sorumluluk zincirinde sadece öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin değil, yargı mensuplarının da hesap vermesi gerekir. Çünkü güvenlik zaafı, tek taraflı bir yükümlülük değildir.
İstanbul’da sosyal medyada dolaşan, iki polis ile bir vatandaş arasındaki diyalog videosu da toplumda büyük yankı uyandırdı. Video için TIKLAYINIZ.
İnsanlar doğal olarak soruyor: Bu polisler hakkında işlem yapıldı mı? Açığa alındılar mı? Bu soruların cevabı, toplumun güven duygusunu yeniden tesis etmek için kritik önemde. Çünkü güvenlik bir bütündür; öğretmen, öğrenci, adliye, veli ve polis aynı zincirin halkalarıdır. Halkaların biri kırıldığında bütün sistem çöker.
Bugün öğretmenlerimiz, çocuklarımızın geleceğini inşa eden sessiz kahramanlar. Onların itibarı, toplumun geleceğiyle doğrudan bağlantılıdır. Öğretmenler sürekli hedef gösterilir, yalnız bırakılırsa; çocuklarımızın güvenliği de tehlikeye girer. Bu yüzden yapılması gereken bellidir: Sorumluluk zincirinde kim varsa, görevini ihmal eden herkes hesap vermelidir. Sadece öğretmenleri değil, tüm kamu görevlilerini kapsayan adil bir süreç işletilmelidir.
Toplumun güven duygusu örseleniyor. İnsanlar artık “çocuğum okulda güvende mi?” sorusunu soruyor. Bu sorunun cevabı, sadece güvenlik önlemleriyle değil, şeffaflık ve hesap verebilirlikle verilebilir. Aksi halde, yaşanan her olay bir travmaya dönüşür ve bu travmanın toplumsal sonuçları ağır olur.
Çocuklarımız geleceğimiz, öğretmenlerimiz ise her şeyimiz. Onların yanında durmak, aslında kendi geleceğimizin yanında durmaktır. Artık gereken yapılmalı. Çünkü bu toplum bizim, bu çocuklar bizim, bu öğretmenler bizim.