Liselerin zorunlu eğitim içine alınması handikaplara yol açmış okumak istemeyen kişilerin zorla okullarda tutulmaya çalışılması okumak isteyen çocuklarında heba olmasına neden olmuştur. Ayrıca kalifiye işgücü azalmış, usta, el sanatları becerisi olan kişiler meslekte yetişemez olmuştur. Bu durumunda ülkemizin ekonomisine ve iş gücüne büyük bir darbe vurduğunu düşünüyoruz.
Özellikle 5. sınıf öğrencilerinin ortaokula geçişte yaşadığı adaptasyon sorunları, eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşündüren önemli bir noktadır. Çocukların gelişim süreçleri göz önüne alındığında, ilkokul süresinin yeniden beş yıla çıkarılması, onların akademik ve sosyal gelişimlerini daha sağlıklı bir şekilde tamamlamalarına yardımcı olabilir. 5. sınıf öğrencileri, henüz çocukluk döneminden çıkış aşamasında oldukları için ortaokulun daha karmaşık yapısına uyum sağlamakta zorlanabiliyorlar.
Dünyadaki zorunlu eğitim sürelerine baktığımızda, ülkeler arasında büyük farklılıklar olduğunu görüyoruz. Örneğin:
Finlandiya’da zorunlu eğitim süresi 9 yıl olup, öğrenciler 7 yaşında okula başlıyor ve 16 yaşına kadar eğitim alıyor. Evet Finlandiya’da bile zorunlu eğitim 9 yıldır.
İsviçre’de zorunlu eğitim süresi 9 yıl olarak uygulanıyor ve ilkokul süresi kantonlara 4 ila 6 yıl arasında değişiyor.
Türkiye’de olduğu gibi, yaklaşık 137 ülkede zorunlu eğitim süresi 12 yıl veya daha fazla olarak belirlenmiş durumda.
Bu veriler, ülkelerin eğitim politikalarını belirlerken kendi sosyo-ekonomik ve kültürel yapılarını göz önünde bulundurduklarını gösteriyor. Türkiye’de de eğitim sisteminin öğrencilerin gelişim süreçlerine daha uygun hale getirilmesi için ilkokul süresinin uzatılması ve lise eğitiminin zorunlu olmaktan çıkarılması gibi öneriler değerlendirilebilir. Böylece öğrenciler, akademik gelişimlerini daha sağlam bir temel üzerine inşa edebilir ve eğitim hayatlarına daha bilinçli bir şekilde yön verebilirler.
Eğitim sisteminde yapılacak her değişiklik, uzun vadeli etkileri göz önünde bulundurularak planlanmalıdır. Öğrencilerin gelişim süreçleri, akademik başarıları ve toplumsal ihtiyaçlar dikkate alınarak oluşturulacak yeni bir eğitim modeli, geleceğin daha bilinçli bireylerini yetiştirmeye katkı sağlayacaktır.