|
Tweet |
Bu nedenle bu köşe yazısı, kimseyi hedef göstermek için değil; hukuki bir gerçeği hatırlatmak ve öğretmenlik onurunu taşıyan güzel yürekli öğretmenlerimizi bilgilendirmek için kaleme alınmıştır. Sakın ola ki öğretmenlerimiz böyle bir hata yapmasın zarar görmesin…
İDDİA KISACA ŞU:
İddiaya göre iki kadın öğretmen, başka bir kadın öğretmenin özel WhatsApp yazışmalarına rızası olmaksızın hem de kamu kurumu olan okulda erişiyor ve ele geçiriyor. Bu yazışmalar okunuyor, içerik üçüncü kişilerle paylaşılıyor ve konu bir toplantı ortamında açıkça hem de okul müdürü tarafından dile getiriliyor. Elbette ortam geriliyor, sinirler bozuluyor; böylesi bir durumda kimin sinirleri bozulmaz ki? Akabinde mağdur öğretmen; konuyu savcılığa taşıyor ve adli soruşturma başlatılıyor. Konu buradan kolluğa ve idari makamlara da yansıyor. Tabii daha sonra da bizlere…
Öğretmen bunu yapar mı?
Bu noktadan sonra iddia konusu mesele artık vicdanlarımızdan öte geçiyor ve hukuki boyut kazanıyor. Çünkü savcılık soruşturması, “Ben görmedim”, “Ben duymadım”, “Oradaydım ama fark etmedim” gibi cümlelerle yürütülmüyor. Bilindiği gibi dijital çağda haberleşme araçları sessiz değildir. Telefonlar, masa üstü bilgisayarlar, tabletler kayıt tutar, sistemler iz bırakır. IP tespitleri, cihazlara ait log kayıtları rahatlıkla incelenebilir ki büyük olasılık incelenecektir. Hangi hesaba, hangi cihazdan, hangi saatlerde erişildiği teknik olarak ortaya konulabilir. Özellikle dijital suçlar, artık yalnızca beyanlarla değil, somut dijital delillerle rahatlıkla aydınlatılmaktadır. Unutulmamalıdır ki dijital suçlarda ‘inkâr’, çoğu zaman delille çürütülen ilk savunmadır.
Dosyada tanık olarak adı geçenlerin tamamının öğretmen olması ise ayrı bir ciddiyet taşır. Çünkü adli bir soruşturmada yalan tanıklık, mesleki bir refleksle ya da “arkadaşımı koruyorum” düşüncesiyle mazur görülemez. Türk Ceza Kanunu’na göre gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçtur. Suçu işleyeni bilip de gizlemek ise suçluyu kayırma kapsamında değerlendirilir. “Biz odadaydık ama duymadık” savunması, özellikle küçük ve kapalı bir ortamda geçen konuşmalar için adli makamlar nezdinde ikna edici bulunmayabilir. Bu tür beyanlar, olayın üzerini örtme çabası olarak değerlendirilirse, tanık sıfatı bir anda şüpheli sıfatına dönüşebilir.
Üstelik bu tür olaylarda yalnızca eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen kişiler değil, sürece tanıklık eden okul idarecileri de vardır. Eğer iddia doğruysa o müdür bile evet okumuşlar ve bana söylediler diyecektir ki aksi durumda, görevin sağladığı yetkiyle gerçeğin saklanması, ceza hukuku bakımından ciddi sonuçlar doğuracaktır. Adli soruşturmalar idari soruşturmalara benzemez ve asla bir memur yalan beyanda bulunamaz aksi durum mesleğini tehlikeye atmak olur. Adli soruşturmalarda sessizlik bazen korunmak değil, suça ortak olmak anlamına gelir. Gerçeği çarpıtmak ise anlık bir rahatlama sağlasa da, sonunda ağır cezalarla, hatta meslekten ihraç ile sonuçlanabilir.
Ayrıca; bu tür bir suç duyurusunda bulunan kişinin hangi delilleri sunduğu, dosyanın en kritik noktalarından biridir. Tanık anlatımları olabilir. Teknik inceleme talepleri olabilir. Hatta ses veya görüntü kayıtları bulunabilir. Dışarıdan bakıldığında “sadece bir iddia” gibi görünen dosyalar, çoğu zaman beklenenden çok daha fazla veri içerir.
Şunu açıkça söylemek isteriz ki; öğretmenlerimizin böyle iddialarla gündeme gelmesi üzücüdür. Eğitim gibi kutsal bir alanda, mahremiyet ihlali iddialarının gündeme gelmesi hepimizi yaralamaktadır. Ancak üzüntü, gerçeğin üzerini örtme gerekçesi olamaz… Öğretmenler gurur duyduğumuz meslek gurubudur öylede olmak durumundadırlar vesselam…

akıl alır gibi değil. mağdur öğretmen elindeki ses kaydını vermiştir savcılığa. zaten orada her şey bellidir. diğer wp hırsızlarına ise geçmiş olsun demekten başka bir şey gelmez elden. emeklilikleri dolduysa bir an önce emekli olsunlar derim. yoksa meslekten ihraç olacaklardır. arkadaş insanın insana ve kendine yaptığını kimse yapmaz mı derler gerçekten doğru söz.

hiçbir öğretmen yalandan yere gidipte savcılıklara şikayetçi olmaz anlaşılan o ki kadının telefonunu ele geçirmişler. asıl merak ettiğim bu işlerden haberi hiç mi yok o milli eğitimin.

hay Allahım bunlar öğretmen öyle mi. kendi arkadaşlarının mesajlarını okuyorlar. ne yapacaklardı acaba eee insanın başına ne gelirse meraktan gelirmiş :)

bu haberdeki okulu anladım yıllarca çalıştım bu okulda. Samsun ilkadım Toybelen ilkokulu neler yaşattılar bana neler. o kadınların kim olduğunu da az çok tahmin ediyorum bana da yapmışlardı iki kadın ve müdür okulun sahibidirler onlara uygun kafada değilsen seni şikayet ederler, ettirirler ve sonra aleyhine ifade verirler. hala değişmemiş düzen demek ki. sınıfa papağan getirdin diye bile şikayet ettirdiler beni ama milli eğitim bilmiyor mu ya da bu zamana kadar öğrenemedi bu iki kadını ve müdürü. inanın çok üzüldüm çokkkk ben neler yaşamıştımmm. Bu arkadaşa ulaşıp bende şahit olmak isteyecem. Savcımız ancak hakkından gelir bunların. İnşallah tutuklanırlar

ne değişik insanlar var arkadaş.alsınlar cezayı memuriyettende atılsınlar hak etmişler. kimse canı yanmasa bu şekilde ifiira atıp savcılığa gitmez. kim bilir neler yaptılar. zaten ses kaydında tüm konuşmalar vardır. inkar bile etseler hepten yandılar cezaevine sigara taşır akrabaları artık. görülen o ki bunlar hak etmiş


her öğretmen bildiğini söyler kimse mesleğini tehlikeye atmaz adli makamlarada yalan söyleyemez öğretmenlerde gerçekten o watsapa girip okumuşlarsa ceza alırlar.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
