beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Öğretmenler Her Gün Saldırıya Uğruyor

Son günlerde eğitim camiamız derin bir yasa büründü. İstanbul'da katledilen kadın öğretmenimiz, Samsun'da saldırıya uğrayan meslektaşımız, Şanlıurfa'da vurulan öğretmenimiz... Bu olaylar, eğitim sistemimizde ve toplum yapımızda derinleşen sorunların yalnızca buzdağının görünen yüzü.

facebook-paylas
Tarih: 14-04-2026 22:17

Öğretmenler Her Gün Saldırıya Uğruyor

 Peki, öğretmenlerimize yönelik bu akıl almaz şiddet sarmalına karşı hangi sendikalar eylem kararı aldı? İşte o sendikalar: 

Türkiye'nin eğitim sistemi, yıllardır süregelen tartışmaların ve dönüşümlerin odağında. Özellikle 12 yıllık zorunlu eğitim uygulaması, bugün geldiğimiz noktada ciddi bir sorgulamayı beraberinde getiriyor. "Okulda olmaması gereken tipler eğitimi sabote etmeye başladı" serzenişi, aslında birçok eğitimcinin ve velinin ortak çığlığı haline geldi. Okulla alakası olmayan, beklentisi olmayan, hatta zeka yeterliliği bulunmayan her bireyi 12 yıl boyunca aynı çatıda tutmaya çalışmak, maalesef eğitim kalitesini yukarı çekmek yerine, genel bir düşüşe sebep oldu. Akran zorbalığı, şiddet vakaları ve öğretmene yönelik saldırılar bu durumun acı birer yansıması olarak karşımıza çıkıyor.

 

"Zorla eğitim olmaz, istemeyeni okutamazsın, yetersiz olanı okutamazsın!" bu cümle, aslında sistemin görmezden geldiği temel bir gerçeği haykırıyor. Eğitime gönül vermemiş, potansiyeli farklı alanlarda olan bireylerin sınıfları doldurması, okullarda bir yozlaşma ve verimsizlik ortamı yaratıyor. Bu durum, eğitimcilerin motivasyonunu düşürürken, gerçekten öğrenmek isteyen öğrencilerin de önünü kesiyor. Öğretmene saygının yerlerde süründüğü, şiddetin ise tavan yaptığı bir eğitim ortamında, kaliteden bahsetmek giderek zorlaşıyor.

Diğer yandan, sanayimiz ve meslek kollarımız nitelikli işgücü bulmakta zorlanıyor. Hayata atılım yaşı yükseliyor, gençlerimiz mezuniyet sonrası iş bulma konusunda sıkıntılar yaşıyor. Zorunlu eğitim, maalesef bireyleri yetenek ve ilgilerine göre yönlendirmek yerine, tek tipleştirme eğilimi gösteriyor.

 

Bu yanlıştan ivedilikle dönülmeli. İlkokul sonrası okuma mecburiyetinin kaldırılması, okullarımızı gereksiz kalabalıklardan arındırarak hem fiziki hem de eğitimsel anlamda bir ferahlama sağlayabilir. Bu sayede, eğitimi gerçekten isteyen ve potansiyeli olan öğrencilere daha kaliteli bir ortam sunulabilir, öğretmenlerimiz de daha verimli çalışabilir.

 

Ancak sorun yalnızca eğitim sisteminde değil, toplumsal düzenin kendisinde. Şiddetin ve suçun bu denli artış göstermesi, sert ve caydırıcı önlemleri gündeme getiriyor. El Salvador tipi cezaevleri, bazı suçlar için vatandaşlıktan çıkarma ve mal varlığına el koyma gibi uygulamalar, infaz yasası değişimi, suça sürüklenen çocuk(!) kavramının kaldırılması, suçla mücadelenin radikal ancak etkili yolları olarak tartışılmalı. Toplumsal huzurun ve adaletin tesis edilmesi, bireysel ve toplumsal şiddetin önüne geçmek için hayati önem taşıyor. Eğitim sistemindeki dönüşüm, sadece müfredat değişiklikleriyle sınırlı kalmamalı; toplumsal yapımızı da iyileştirecek kapsamlı bir değişimin başlangıcı olmalıdır. Aksi takdirde, bugün öğretmenlerimize uzanan eller, yarın toplumun her kesimine ulaşmaktan çekinmeyecektir.







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MEB PERSONELİ Haberleri

Öğretmenler İçin Rotasyon Süresi Ne Olmalı?


HAVA DURUMU
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter instagram Youtube RSS
YUKARI YUKARI