Bugün yeğenimi canlı derste gördüm. Ders sonrası neden canlı ders okula gitmiyor musunuz? dediğim de bugün uzaktan eğitim var dedi. Uzaktan eğitime katılan öğrenci sayısı 21 yüz yüze eğitime ise sadece 3 kişinin katıldığını söyledi. Her gün medyada corona yüzünden vefat eden gencecik öğretmen isimleri haber sütunlarını süslüyor. Haklı olarak öğretmenler aşı sırasının biran önce kendilerine gelmesini istiyor.
Her meslek grubu öncelik istiyor fakat öğretmenlerin aşılanmasının en önce olması gerektiğini savunanlardanım. Neden mi? Çünkü öğretmenler toplumun her kesimiyle birebir iletişime geçip temas kurmak zorunda olan kesim. Doktorun, Avukatın,polisin, belediye çalışanının, pazarcının,esnafın... çocukları okula geliyor bu yüzden buralardaki salgının topluma yayılma hızıda çeşitliği de çok fazla. Okuldan bulaşan bir salgın toplumun her kesimine hem de anında nüksediyor. 2.8 milyon aşı geldi, geldi ama halen öğretmenlerimiz aşılanmıyor? Eğitim bence ülkemizin en öncelikli konusu o yüzden öğretmenlerimizin aşılanmasına biran önce değil hemen başlanmalıdır ve artık vakit kaybedilmemelidir. Bilindiği gibi vaka sayıları her geçen gün artıyor. Öğretmenlerimizin bir çoğu fakir aile çocukları ve bu insanlar yaşlı anne ve babalarına da bakıyorlar.
Eğitim sendikaları öğretmenlerin aşılanması konusunda açıklama yapmaktan ve şifahi olarak talepte bulunmaktan başka bir şey şimdilik yapmıyor. Bilindiği gibi uluslararası hukuk ve ülkemiz hukuk içtihatlarına göre sendikalar genel eylem kararı aldığında memurlar idari bir yaptırıma uğramıyor. Sendikaların artık öğretmenlerin aşılanması konusunda "yeter artık " diye haykırma vakti gelmedi mi? Toplu eylem kararı alarak okullara gidilmeme kararı alınsa, öğretmenlere özde değer verildiği gösterilemez mi? Neyse biz sormuş olalım ve tarihe bir not düşelim. Sözde değil özde sendikacılık özleyenlere de duyurmuş oluruz belki...
İnan Yıldırım