Bir öğretmenin başvurusu üzerine harekete geçen KDK, Milli Eğitim Bakanlığı’na proje okullarına öğretmen atamalarında nesnel ve ölçülebilir kriterlerin esas alınması yönünde tavsiyede bulundu. Bu, sadece bir tavsiye değil; yıllardır kulaktan kulağa dolaşan adaletsizlik iddialarına karşı bir duruş.
Proje okulları, akademik başarısı yüksek öğrencilerin toplandığı, özel müfredatla çalışan kurumlar. Bu okullara öğretmen atanması ise çoğu zaman “merkezden” yapılıyor. Yani öğretmenler, sınavla değil, doğrudan seçilerek görevlendiriliyor. Bu durum, yıllardır “torpil” söylentilerini besliyor.
KDK’nın tavsiyesi, bu uygulamaya karşı bir uyarı niteliğinde. Diyor ki: “Eğitimde fırsat eşitliği istiyorsanız, öğretmen atamalarında da şeffaflık ve liyakat olmalı.”
Neden Önemli?
Çünkü bir öğretmenin kariyeri, sadece sınıfta değil; atanma sürecinde de şekilleniyor. Proje okullarına girebilmek, bir öğretmen için hem prestij hem de gelişim fırsatı. Ancak bu fırsatın kimlere, hangi kriterlerle verildiği belirsizse, sistemin adaletine olan güven sarsılıyor.
Bir Tavsiye, Bin Umut
KDK’nın bu tavsiyesi, belki de yıllardır sessiz kalan binlerce öğretmenin sesi oldu. MEB’in bu çağrıya nasıl yanıt vereceği ise merak konusu. Tavsiyeye uyulursa, proje okullarında yeni bir dönem başlayabilir: Liyakat temelli, şeffaf ve adil bir atama süreci.
Bu sadece öğretmenler için değil, öğrenciler ve veliler için de umut verici. Çünkü iyi bir eğitim, iyi öğretmenlerle başlar. Ve iyi öğretmenler, adil sistemlerde yetişir.