Öncelikle belirtelim ki yönetici görevlendirme yeni yönetici görevlendirme yönetmeliğine göre yapılacak. Milli Eğitim Bakanlığı koridorlarında konuşulanlara göre Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği bitti. Artık son onay bekleniyor. Hatta sendikaların görüşü bile alındı.
Şimdi kamuoyuna sormak istiyoruz… Okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığı çok mu önemli bir makamdır? Bürokratik kademede değeri, yaptırımı nedir? Koca bir hiç… Gelgelelim bu görevi yapan insanlara aile birlikleri, düzenleri, okula uyumları bile düşünülmeden 4 yılda bir zorunlu rotasyon uygulanmakta ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu uygulamanın benzeri hiçbir bakanlıkta bulunmamakta. Hatta Milli Eğitim Bakanlığında bile yok. Milli Eğitim Bakanlığında il müdür yardımcılarına, ilçe müdürlerine bile rotasyon uygulanmamaktadır. İl müdür yardımcısı atanan insanlar 20 yılda bir kez bile rotasyona uğramıyor birçoğu 65 yaşında zorunluluktan emekli olmak zorunda kalıyor. Yine MEB müfettişlerine rotasyon 8 yılda bir uygulanmaktadır ki birçok ilde bu arkadaşlarımızın yaş ortalaması 60-65 arası olduğundan fiili anlamda rotasyonun onlar içinde hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Bu kadar örnek varken okul müdür ve müdür yardımcısı olarak görevlendirilen insanlar 4 yılda bir yer değiştiriyor. Bu durumun eğitime katkısı nedir? Biz söyleyelim katkısı değil zararı bulunmaktadır. 4 yıl içinde okul idarecilerinin okula, çevreye, velilere tam olarak adapte olduklarını söylemek mümkün değildir. 4 yıllık bir süre çok ama çok kısa bir süredir. Bizim önerimiz rotasyonun yalnızca müdürlere ve sekiz yılda bir yapılması düzenlenmelidir. Müdür başyardımcılarına/yardımcılarına rotasyon kaldırılmalıdır.
Yönetici Görevlendirme eki form ise birçok saçma puanlama içermektedir.
Yok faydalı model, yok ulusal yarışma, yok makale de 4 yıl süre sınırı… Bu form baştan sonra garabet içermektedir ki şimdiden müjdeleyelim eğitimcilerimiz çok yakında bu garabetten Yusuf TEKİN sayesinde kurtulacaklardır.
Bir form olacaksa çok sade ve somut bilgileri içermeli, somut kriterleri değerlendirmelidir.
Önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora da geçen her bir yıla 1 puan verilmeli, böylelikle kendini yenileme çabasında olan eğitimcilerimiz teşvik edilecektir. İkinci bir lisans eğitimi almanın, başarılı olmanın hem maddi hem manevi ağırlığının pozitif anlamda bir karşılığı olmalıdır.
Tezsiz yüksek lisanslara verilen ek puanlar azaltılmalı tezli yüksek lisansla aradaki puan farkı artırılmalıdır. Böylelikle gerçek anlamda bilimsel olarak yapılan tezli yüksek lisans özendirilmiş olacaktır. Yayınlanmış olan makalelerde 4 yıllık süre sınırının bulunması ise çok komiktir ki bu durum bilime olan saygıyı azaltmakta öğretmenlerin azmini baltalamaktadır. Önerimiz; makalelere verilen puanlarda aranan 4 yıllık süre sınırının değişmesi ve sınır olmaması gerektiği yönündedir ki bu durumu en iyi kendisi de Profesör olan Sayın Yusuf TEKİN anlayabilir. Bilimsel bir makalede süre sınırı olması kadar haksız bir durum bulunmamaktadır.
Çok yakında yeni yönetmeliği yine burada değerlendirmek üzere. Hadi kalın sağlıcakla…