Yeni yönetmelikle yapılan düzenlemeye göre; istirahat raporlarının fenne uygunluğu konusunda tereddüt varsa ve rapor süresi tek seferde 2 günü, yıl içinde toplamda 5 günü aşarsa memur hakem hastaneye sevk edilebilecek. Sevk edilen hastanenin sağlık kurulu kararı bağlayıcı olacak, itiraz edilemeyecek. Kamu kurumlarında görevli personelin raporlarına yapılan itirazlarda ücret alınmayacak; diğer durumlarda giderler itiraz eden tarafından karşılanacak.
Düzenleme, amirlere “kime sevk yapılacağına” dair geniş bir takdir yetkisi bırakıyor. Örneğin: Bir öğretmene 5 gün rapor verildiğinde okul müdürü hakem hastaneye sevk edebilir. Aynı okuldaki başka bir öğretmene 10 gün rapor verildiğinde ise okul müdürü hakem hastaneye sevk etmeyebilir. Maalesef bu durumla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu farklı uygulamalar adalet duygusunu zedelemekte ve kurum içinde baskı unsuru olarak kullanılmaktadır. Bu farklı uygulama ise mobbing sayılmaktadır. Aynı kurumda farklı muamele gören çalışanlar arasında ise güvensizlik ve huzursuzluk oluşmakta iş verimliliğini düşmektedir.
Sevk kararının tamamen amir inisiyatifine bırakılması, kişisel ilişkiler veya subjektif değerlendirmelerle karar verilmesine yol açacağı muhakkaktır.
Hakem hastaneye sevk için objektif, ölçülebilir kriterler belirlenmelidir. Sevk kararları yalnızca amirlerin insiyatifine bırakılmamalı; bağımsız bir kurul veya üst denetim mekanizması olmalıdır. Memurların sağlık raporları konusunda güvence sağlanmalı, keyfî uygulamalara karşı yasal koruma güçlendirilmelidir.