|
Tweet | Tarih: 23-08-2025 13:52 |
Kanun diyor ki: Hakem Kurulu, başkan dahilinde en az 8 üye ile bağlıdır. Kurul 11'den oluşuyor. Dört sendika sendikası (Memur-Sen'den 2, Türkiye Kamu-Sen'den 1, Birleşik Kamu İş'ten 1) gelmezse sayı 7'ye düşüyor. Yani kurul açılışı bile yapılamaz. Bu arada Birleşik Kamu İş temsilci göndermeyeceğini açıklamış durumda.
“Yedekler gelir” deniyor. Ama yedekler de aynı sendikalarca bildiriliyor. Eğer sendika “biz yokuz” diyorsa, asille birlikte yedek de yok demektir. O zaman da 8 kişilik eşik aşılamıyor.
Burada kafa karıştırıcı iddialar var: “Katılmazlarsa görev ihmali olur, disiplin cezası verir.”
Hayır! Yargı kararları açık: Sendika temsilcileri, sendikanın aldığı karara ödemeleri için cezalandırılamaz. Danıştay da AİHM de bunu tamamladığını söyledi. Yani katılmanın maaşından kesinti olmaz, disiplin cezası da almaz.
Asıl mesele burada: Eğer 8 üye toplanamazsa kurulmaya karar verilmez. Peki, sonra ne olur? Kanun bu sürede cevap vermiyor. “TBMM devreye girer” diye bir hüküm yok. İşte tam da bu nedenle ciddi bir hukuki biçim doğar.
Memur-Sen ve diğer konfederasyonlar üyelerini toplantıya göndermezse kurulamaz. Ceza yok ama ortada çok büyük bir kuruluş var. Kısacası: Hakem Kurulu'na üye gönderilmezse, kurul kilitlenir. Bu da Türkiye'de toplu sözleşme sisteminin büyük kırılganlığıdır. Önerimiz ise memurlarımıza hayat şartlarına uygun zam yapılması ve memurlarımızın ve ailelerinin sevindirilmesidir.