|
Tweet | Tarih: 24-11-2025 00:09 |
24 Kasım Öğretmenler Günü. Sahi neyi kutluyoruz? Kutlanacak ne kaldı ki?
Rahmetli babamın öğretmenime, "Eti senin kemiği benim" dediği yıllardan, o ilk atandığım yıllardaki, o sevgi dolu çocukların gözlerinde kaldı öğretmenlik.
Şimdi öğretmenliğin adı oldu öğretmencilik...
Hani o yaz tatillerinde özlediğimiz, okulun ilk günü sanki sahneye çıkacakmışçasına heyecanlandığımız günler artık geride kaldı.
Yorgunuz. İşini iyi yapmaya çalışırken engellenmekten... Sessiz mobbinglerden, velilerin bize işimizi öğretmeye çalışmasından... Yorgunuz, haksızlıklardan ağlayarak eve geldiğimiz günlerden... Bizleri etkisiz hale getirenlerden ve hevessizleştirenlerden.
Eskiden veliyi okula çağırdığımızda, çocuğu hakkında ne söyleyeceğiz diye gözlerimizin içine bakarlardı. O sevgiyi ve saygıyı o kadar derin hissederdik ki. Şimdi veliyi okula çağırdığımızda, "Vay efendim, sen benim çocuğum hakkında nasıl böyle konuşursun? O zaman siz işinizi iyi yapın" gibi ithamlarla karşılaşıyoruz...
Elimizde sadece öğrencilerimiz kaldı. Ama onlara da veliler yüzünden maalesef ulaşamıyoruz.
Biz öğretmenler, sanmayın ki bir günde prens prenses olmuyoruz. Ne hediyeler, ne şaşalı kutlamalar. Bunların hiçbirini samimi bulmuyoruz. Bizler kaybolan itibarımızı ve o SAYGI'yı geri istiyoruz.
Bütün dünya Öğretmenler Günü'nü 5 Ekim'de kutlarken biz Türkiye'de 24 Kasım'da kutluyoruz.
24 Kasım, Başöğretmenlik unvanının Atatürk'e verildiği tarih.
Ve benim için de tek anlamı sadece bu.
Başöğretmenim, Öğretmenler Günün Kutlu Olsun...
Paylaşımı video formatında dinlemek için TIKLAYINIZ.