|
Tweet |
Mesele bir beden eğitimi hocasının çilesi aslında. Isparta’da derse giriyor ama aklı, fikri, yüreği komşu Denizli’de… Çünkü orada yatağa bağımlı, heyet raporuyla “başkası olmadan bir yudum su bile içemez” denilen yaşlı babası var. Hoca ne yapsın? Dilekçesini alıp Bakanlığın kapısına varıyor, “Babam eriyor, beni Denizli’ye verin, ona bakmam lazım” diyor.
Cevap? Bürokrasinin o buz gibi, hissiz duvarı:
“Denizli’de branşında norm yok, gidemezsin.”
İnsan bu cevabı alınca yutkunamıyor bile. Hoca mecbur, mahkemeye koşuyor. İdare Mahkemesi dosyaya bakıyor, vicdanı ve hukuku terazinin bir kefesine koyup idareye resmen ders veriyor: “Yaşam ve sağlık hakkı esastır. Norm kadro yetersizliği gibi teknik gerekçelerle can derdindeki bir insanın yolunu kesemezsiniz.”
Yani mahkeme gayet açık bir dille diyor ki: “Bu insanı babasının yanına yollayın.”
Peki sonra ne oluyor dersiniz?
İşte insanı çileden çıkaran o bürokratik inat tam burada devreye giriyor. Bakanlık mahkeme kararını güya uygulayacak ya; hocayı Denizli’ye değil, alıp Afyon’a atıyor! Sanki hasta adam Afyon’da yatıyormuş gibi… İtiraz ediliyor, mecbur geri adım atıyorlar. Ama hırs bitmiyor; bu kez resmi yazıyla önüne öyle bir teklif koyuyorlar ki fıkra deseniz kimse gülmez:
“Seni İstanbul’a veya Gaziantep’e verelim. Gitmiyorsan da Isparta’da kalmaya devam et!”
Akıl alır gibi değil… Denizli’deki yatalak babaya bakmak isteyen adama “Hadi topla babanı, yüzlerce kilometre ötedeki Antep’e ya da İstanbul keşmekeşine taşı” diyorlar. Neden? Sırf Ankara’daki tablolarda bir “atıl kapasite” fazlalığı görünmesin diye!
Neyse ki Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) çıktı da bu akıl tutulmasına dur dedi. KDK’nın kararı sadece bir tavsiye değil, bürokrasinin yüzüne çarpılmış sert bir gerçeklik:
“Norm kadro hesabı, anayasal güvence altındaki sağlık ve yaşam hakkından üstün değildir!”
Ombudsman açıkça şunu söyledi: Mahkemenin etrafından dolanamazsınız. Mazereti Denizli olan bir insana Antep’i dayatmak, hukuku uygulamak değil, onu arkadan hançerlemektir.
Devlet, kendi memuruyla satranç oynamaz; vatandaşına pusu kurmaz. Bir evladın hasta yatağındaki babasına uzatacağı el, sizin dolduramadığınız norm kadro cetvellerinden çok daha kıymetlidir. MEB artık bu anlamsız direnci bir kenara bırakıp vicdanın ve hukukun gösterdiği yere gelmeli.
Çünkü hiçbir mevzuat maddesi, bir insanın son nefesindeki duadan daha büyük değildir.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
