beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



İfade Özgürlüğü Mü? Terör Propagandası Mı?

Türkiye’nin terörle mücadelesi yalnızca silahlı unsurlarla sınırlı değildir. Terör örgütleri, yıllardır simgesel, ideolojik ve psikolojik propaganda yöntemleriyle toplumsal meşruiyet üretmeye çalışmaktadır. PKK/KCK ve uzantıları olan YPG–SDG yapılanmaları da bu yöntemi özellikle “masum eylem”, “duyarlılık” ve “sanatsal ifade” görünümü altında sürdürmektedir.

facebook-paylas
Tarih: 26-01-2026 17:29

İfade Özgürlüğü Mü? Terör Propagandası Mı?

Son günlerde bazı devlet memurlarının, özellikle sağlık personelinin, PKK/YPG tarafından açıkça benimsenmiş “saç örme” eylemini, terör marşları eşliğinde sosyal medya hesaplarında paylaşması bu açıdan değerlendirilmelidir. Bu tür paylaşımlar, sıradan bir düşünce açıklaması değil; örgütsel sembollerin yaygınlaştırılması ve normalleştirilmesidir.

Bu tartışma yapılırken, Türkiye’nin acı hafızası göz ardı edilemez. Yüzlerce sivil öğretmen terör örgütleri tarafından katledilmiştir. Necmettin Yılmaz, Şenay Aybüke Yalçın ve 1993 yılında Tunceli’de görev yapan öğretmen Neşe Alten ile yanındaki küçücük oğlu, yalnızca devlet adına görev yaptıkları için PKK terör örgütü tarafından hunharca öldürülmüştür. Evet yanlış duymadınız Neşe Alten öğretmenin küçücük bebeğini dahi katletmişti teröristler.

Bu gerçekler ortadayken, aynı örgütlerin simgesel eylemlerini benimseyen paylaşımların “ifade özgürlüğü” olarak sunulması mümkün değildir.

Anayasa’nın 26. maddesi ifade özgürlüğünü güvence altına almakla birlikte, bu özgürlüğün millî güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi amaçlarıyla sınırlandırılabileceğini açıkça düzenlemiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarında, terör örgütlerinin sembollerini, marşlarını veya eylem biçimlerini meşrulaştıran davranışların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Bir başka ifadeyle; bir eylemin silahlı çağrı içermemesi, onun terör propagandası olmadığı anlamına gelmez. Örgütle özdeşleşmiş sembollerin yaygınlaştırılması, demokratik toplum düzeninde korunmaz.

Öte yandan devlet memurları, sıradan bireylerden farklı bir hukuki statüye sahiptir. Kamu görevlileri, görevleri dışında da anayasal sadakat, tarafsızlık ve devletin bütünlüğüne bağlılık yükümlülüğü altındadır. Sosyal medya paylaşımları da bu sorumluluk alanının içindedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi E fıkrası bu hususu açıkça düzenlemiştir.
Özellikle;

  •  Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
  • Terör örgütleriyle eylem birliği içinde olmak veya propaganda yapmak,

fiilleri devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirmektedir.

Bir eylemin “sanat”, “duyarlılık” ya da “masumiyet” iddiasıyla sunulması, onun hukuki niteliğini değiştirmez. Terör örgütlerince benimsenmiş sembollerin alenen paylaşılması, yardım ve propaganda kapsamında değerlendirilir.

Sonuç olarak; ifade özgürlüğü, terör örgütlerinin meşrulaştırılması için bir kalkan değildir. Devlet memurluğu ise, terör sembollerinin normalleştirileceği bir alan hiç değildir. Bu tür fiilleri işleyen kamu görevlileri hakkında 657 sayılı Kanun’un öngördüğü en ağır disiplin yaptırımlarının uygulanması, hem hukukun hem de kamu vicdanının gereğidir.




Kaynak: memurdavalari/ÖZEL




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KAMU PERSONELİ Haberleri

Öğretmenler İçin Rotasyon Süresi Ne Olmalı?


HAVA DURUMU
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter instagram Youtube RSS
YUKARI YUKARI