|
Tweet | Tarih: 24-06-2025 09:52 |
Yüksek Mahkeme, söz konusu düzenlemenin öngörülebilir olmadığını, keyfiliğe açık nitelik taşıdığını ve temel hakların kanunla sınırlanması ilkesine aykırılık oluşturduğunu belirtti.
Dava konusu düzenleme, aday memurların "hal ve hareketleriyle memuriyetle bağdaşmayacak" durumda olduklarının idarece tespit edilmesi halinde, memuriyetle ilişiklerinin kesilebilmesini içeriyordu. Ancak bu ifadenin neye karşılık geldiği, hangi davranışların bu kapsamda değerlendirileceğine ilişkin açık bir çerçeve bulunmuyordu.
Anayasa Mahkemesi kararında, ilgili düzenlemenin belirli, öngörülebilir ve denetlenebilir olmadığının altı çizildi:
"İlgili kuralda kullanılan 'hal ve hareketleriyle memuriyetle bağdaşmayacak durumda olmak' ibaresi belirsiz olup, aday memurluğa son verilmesine yol açabilecek idari işlemlerin nesnel kriterlerden yoksun biçimde tesis edilmesine neden olabilecek niteliktedir."
Mahkeme, kamu hizmetlerinde kalma hakkına getirilen bu tür sınırlamaların keyfiliğe karşı güvence içermesi gerektiğini vurguladı.
Yüksek Mahkeme, kamu hizmetlerinde kalma hakkının Anayasa'nın 70. maddesiyle güvence altına alındığını belirterek, bu hakkın ancak belirli ve öngörülebilir yasal düzenlemelerle sınırlandırılabileceğini ifade etti:
"Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ancak kanunla mümkündür. Belirli olmayan ve idarenin takdirine sınırsız alan tanıyan kurallar, hukuk devleti ilkesini zedeler."
Anayasa Mahkemesi, kamu hizmetlerinin aksamaması ve idari uygulamada geçiş sürecinin sağlıklı yürütülmesi amacıyla iptal kararının 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.