|
Tweet | Tarih: 18-09-2026 11:42 |
Şimdi soralım: Muhakkik, şikâyetçinin arkadaşıysa; tarafsızlıktan söz edilebilir mi? Elbette yalnızca “tanıyor” olmak, tek başına soruşturmayı hukuka aykırı hale getirmez. Aynı okulda çalışmak, meslektaş olmak başka; özel hayatında yakın arkadaş olmak başkadır.
Ama asıl mesele bundan sonra başlıyor. Muhakkik arkadaşının lehine olan tanıkları dinliyor, diğer tarafın gösterdiği tanıkları dinlemiyor. Arkadaşının iddialarını araştırıyor, karşı tarafın sunduğu delilleri incelemiyor. Aleyhe olan hususları rapora alıyor, lehe olanları görmezden geliyor.
İşte o noktada artık yalnızca bir arkadaşlıktan söz edemeyiz. Tarafsızlık sorunu hukuken ortadadır ve vardır. Danıştay da disiplin soruşturmasının tarafsız ve objektif yürütülmesi gerektiğini açıkça kabul etmektedir. Danıştay; soruşturmanın tarafsızlığı ve objektifliği bakımından muhakkikin soruşturulan kişiyle arasında husumet bulunmamasının önemine dikkat çekmiş ve tarafsızlığı tartışmalı bir süreç sonunda yapılan soruşturmayı hukuken geçerli kabul etmemiştir.
Dahası, Danıştay; disiplin soruşturmasında lehe ve aleyhe bütün deliller araştırılmadan, tanıklara başvurulmadan verilen disiplin cezasını eksik incelemeye dayalı bularak bozmaktadır. Yani muhakkikin görevi, şikâyetçinin anlattıklarını doğrulamak değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır. Kısacası, lehe olanı da aleyhe olanı da araştırmaktır. Tanığı dinlemek, delili toplamak, çelişkiyi ortaya çıkarmak ve bütün bunları objektif biçimde raporlamaktır.
Çünkü disiplin soruşturması bir “tarafı haklı çıkarma” süreci değil, gerçeği bulma sürecidir.
Yani “Muhakkik tarafsız olmak zorunda değil; tarafsızlığı konusunda şüphe de bırakmamak zorunda.” Aslında mesele tam olarak budur. Bir okul müdürü, şikâyetçinin yakın arkadaşı olabilir. Fakat soruşturma sırasında bu yakınlığın izleri de ortaya çıkıyorsa; bir tarafın tanıkları dinleniyor, diğer tarafın tanıkları dinlenmiyor; bir tarafın delilleri araştırılıyor, diğer tarafın delilleri görmezden geliniyorsa… Artık şu soru kaçınılmazdır: Bu soruşturma gerçekten tarafsız mıdır?
Öğretmenin mesleğini, özlük haklarını ve kariyerini etkileyebilecek bir disiplin soruşturmasında şüpheye yer olmamalıdır. Çünkü adalet sadece tarafsız olmakla değil, tarafsızlığın güven verecek şekilde ortaya konulmasıyla mümkündür. Ve unutulmamalıdır ki Muhakkikin arkadaşlığı belki tek başına yeterli olmayabilir. Ama arkadaşlık ile birlikte tek taraflı tanık dinleme, delilleri görmezden gelme ve eksik araştırma da varsa, artık ortada yalnızca bir arkadaşlık değil, ciddi bir tarafsızlık ve objektiflik sorunu vardır. O zaman mağdurun sorusu da gayet açıktır: “Hakkımda soruşturma yapan muhakkik, karşı tarafın arkadaşıysa ve delilleri de yalnızca onun açısından topluyorsa, biz bu soruşturmanın tarafsız olduğuna nasıl güveneceğim?” İşte disiplin hukukunun cevaplaması gereken asıl soru budur. Ceza hukukunun sorusu ise; taraflı olan muhakkik görevini kötüye kullanmış mıdır?